Duyurular

Astım Tedavisi

Her astımlı hastada astım nöbetine ait yakınmalar aynıdır. Ana yakınmalar nefes darlığı, öksürük ve genellikle beyaz renkte koyu, yapışkan, az miktarda balgamdır. Ancak bu yakınmaların şiddeti hastadan hastaya değişir. Bazen astım nöbeti hafif derecededir.

Hastayı günlük aktivasyonlarından alıkoymaz. Bazen de çok ağır, hastanın "yoğun bakım ünitelerinde" tedavisini gerektirecek kadar ciddi nöbetler oluşur. Böylesine ağır nöbetlerin nedeni genellikle hafif düzeydeki bir nöbetin ihmali veya aksak tedavisidir. Bazen de solunum sistemi enfeksiyonları astımlı hastanın ciddi nöbet geçirmesine yol açabilir. Sonuç olarak her türlü astım nöbeti ciddiye alınıp uygun ilaçların dikkatli kullanımını gerektirir. Hafif nitelikteki bir nöbette, tanı koyulur koyulmaz, bronş (solunum yolu) genişletici özellikteki bir ilaç hekimin saptayacağı dozda başlanır. İlaçların saatlerine uyularak düzenli alınması esastır. Bronş genişletici ilaç, aksatılır, iyilik hissedildiği için hemen kesilirse, nöbet kısa sürede nüksedecektir. Böyle hafif bir nöbet 1-2 günde iyileşecektir. Ancak tamamen iyileştikten sonra da, birkaç gün süreyle. ilaçlar sürdürülür ve hemen nöbetleri önleyici anlamda bir tedavi yöntemi seçilerek nöbet tedavisi sonlandırılır. Orta şiddette veya ağır nöbetlerin tedavisi tercihan hastane koşullarında olmalıdır. Böyle bir hastaya da hemen bronş genişletici bir veya iki ayrı cins ilaç uygulanır. Yanı sıra mutlaka (özel bir sakıncası olmadıkça) kortizon verilir. Gerekli kortizonun miktarı, veriliş saatleri ve veriliş yolu (tablet veya enjeksiyon yoluyla) kesinlikle hekim tarafından saptanır ve izlenir. Bazı kronik (müzmin) hastalar kortizon içeren ilaçları, hekime danışmadan, evlerinde kendi kendilerine karar verip kullanabilmektedir. Bu son derece sakıncalı bir davranıştır. Hayatı tehdit eden yan etkiler ortaya çıkabilir. Ağır bir nöbetin tedavisine de ihtiyaç olur. Uygun tedavi rejimi ile ağır bir nöbet geçiren hasta 1-2 günde rahatlar, nefes darlığı yakınması geriler, ancak nöbetin tüm belirtilerinin kaybolması 1 hafta 10 gün sürebilir. Başlangıçtaki kortizon dozu sonraki günlerde azaltılarak sürdürülür ve ortalama 10 gün zarfında en küçük doza indirilip kesilir. 3ronş genişletici ilaçlar ise daha uzun süre sürdürülür. Nöbetin bütün belirtileri kaybolduktan sonra nöbetleri önleyici yöntemlere başvurulur.

Her Nefes Darlığı Astım mıdır?

Solunum güçlüğüne neden olan başka bir çok akciğer ve kalp hastalığı mevcuttur. Bu nedenle soluk darlığı yakınması ile hekime başvuran bir hastada hastalığın seyri, eşlik eden diğer yakınmalar, muayene bulguları, akciğer röntgeni, kalp elektrosu, bazı kan muayeneleri birlikte değerlendirilerek tanı koyulur. Benzer yakınmalara neden olsa da, bu hastalıkların ayırt edilmesi son derece önemlidir. Çünkü tedavileri birbirinden oldukça farklıdır.

Astım Nöbetine Yol Açan Faktörler Nelerdir ?

A. Solunum yoluyla etkili olan maddeler: Bu faktörlerden en çok rastlanılanı solunum yoluyla etkili alerjen tabiatında veya irritan gazlar gibi bir grup maddedir. Bunlar ev tozu, çiçek veya diğer bitki polenleri, küf mantarları ve diğer mantar sporları, hayvan tüy ve kılları (kuş tüyü, kedi, köpek, at kılı), bazı iş yerlerine özgü pamuk tozu, toluen diiziosiyanat veya hava kirliliği elemanları (kükürt dioksit, ozon) gibi maddelerdir.

Bu maddeler arasında hemen her astımlı hastada etkili olan, ev tozudur. Ev tozu adıyla anılan alerjen kompleks bir yapıya sahiptir. Bu kompleks içersinde alerjik reaksiyonu esas yaratan mikroskobik yapıdaki minik böceklerdir. Bu canlılara dermatofagoides'ler adı verilir, birkaç cinsi vardır Dermatofagoidesler insanın derisinden dökülen ölü epidermis hücreleriyle (cildin en süt tabakasına ait hücreler) beslenirler. Yaşamlarını sürdürmek için sıcak nemli ortamlara gereksinimleri vardır. Deniz düzeyine yakın, ılıman iklimli bölgelerde fazladırlar. 1600 m. nin üzerindeki bölgelerde yaşayamazlar. Bu özellik, bazı astımlı hastaların yüksek irtifadaki yerleşim yerlerinde rahat edişini açıklar. Polenler ve diğer bitki tozları bahar aylarında (Nisan, Mayıs) yoğun olarak atmosfere karışırlar. Bitki kökenli bu maddelere alerjisi olanların yakınmaları bu sebeple baharda ortaya çıkar.

Büyük şehirlerin yaygın problemlerinden biri olan hava kirliliği, özellikle kış aylarında solunum sistemini rahatsız eden unsurlardan birisidir. Astımlı olmayan sağlıklı insanlarda bile yoğun olarak solunduğunda rahatsızlık yapabilen kükürt dioksit, azot dioksit, ozon ve benzeri irritan gazlar, astımlı hastaları çok rahatsız eder, astım krizi başlatabilir veya mevcut krizi ağırlaştırabilir.

Bazı meslek gruplarını ilgilendiren maddelere maruz kalmak da astım krizlerine yol açmaktadır. Bu tür astıma "mesleki astım" adı verilir. Örneğin pamuk fabrikalarında çalışanlarda pamuk tozuna duyarlılık nedeniyle astım ortaya çıkabilir, bu ortamdan uzaklaşılırsa şikayetler kaybolur. Boya ve plastik sanayinde çalışanlarda toluen diizosiyanat'a bağlı krizler olabilir veya fırın işçilerinde un ve benzeri maddelere maruz kalındığı için oluşan fırıncı astımı mevcuttur. Mesleki astımın daha pek çok örneği saptanmıştır.

B. Bazı yiyecek ve ilaçlar: Bu grup maddelerin astım krizi meydana getirmedeki rolü fazla değildir. Ancak bazı gıdalar alerjinin diğer belirtilerine neden olabilirler. Deri döküntüsü, ürtiker, sindirim sistemi belirtileri (ishal, kusma, bulantı) migren ve ateş gibi bulgular gıdalara bağlı olarak meydana gelebilir. Ayrıca gıda alerjisine erişkinlerden çok çocuk grubunda daha çok rastlanır. Çikolata, çilek, muz, turunçgiller, domates, balık ve diğer su ürünleri (karides, midye gibi) alerjik etkisi olan gıdalardandır. Bazı astımlı hastalarda gıda maddelerini (şeker, pasta v.s.) sarıya boyamak için kullanılan tartrazin maddesinin astım nöbetine ve diğer alerjik tezahürlere yol açabileceği saptanmıştır. İlaç alerjisi olanlarda, birçok antibiyotik (penisilin grubu, sulfa-namidler ve diğerleri), aspirin, romatizme ilaçları (antiemflamatuvar ilaçlar), bazı ağrı kesici ilaçlar, allerjik belirtilere yol açabildiği gibi bazen astmatik nöbete de neden olurlar. Astımlı hastaların % 1-3 ünde aspirin ve romatizma ilaçlarına bağlı astım krizi görülebildiği saptanmıştır. Aspirin duyarlılığı olan astımlı hastaların çoğunda, astımın yanı sıra burunda polibi (burun eti) ve sinüzite de sık rastlanır. Astım krizine neden olabilen ilaçlardan biri de beta-bloker adı verilen kalp hastalıklarında kullanılan bazı ilaçlardır.

C.Enfeksiyonlar: Astım nöbetinin önemli nedenlerinden biri yukarı solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Özellikle sonbahar ve kış aylarında sıkça rastlanan, virüslerle oluşan solunum sistemi enfeksiyonları astımatik hastalarda krizlere yol açabilirler. Virüs enfeksiyonlarına sıklıkla bakteriyel enfeksiyonlar eklenir. Burun akıntısının veya balgamın sarı ya da yeşil renkte olması enfeksiyon belirtisidir.

D. Egzersiz: Astmatik hastaların küçük bir grubunda nöbetlerin nedeni koşmak, bağırmak, kahkaha atmak gibi eylemler olabilmektedir. Astımın bu tipine "egzersize bağlı astım" denilir ve bu hastalar daha çok çocuklardır. Bu özel grup dışında tüm astmatik hastalar, nöbet günlerinde ve nöbet iyileşmekte iken, henüz solunum yollarının duyarlı olduğu günlerde egzersize tahammülsüz olurlar. Bu zamanlarda koşmak, uzun süre konuşmak, yüksek katlara merdivenle çıkmak solunum güçlüğüne veya kuru öksürüğe yol açar. Fakat astım nöbetinin tamamen iyileşmesinden sonra efora tahammül artar.

Comments are closed.